Esra Ceyhan Logo
Sayfa Sonuna GitGeri Git

ÇOCUKLUK ÇAĞI EGZAMASI

Çocukluk çağı egzaması

Çocukluk çağı egzaması; deri, burun, akciğerler, göz ve sindirim sisteminde farklı hastalıkların gelişimine neden oluyor.

Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Deniz Akkaya, atopik dermatit olarak da bilinen egzamayı anlattı: “Bu durum, çevresel ve genetik faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan, ataklarla seyreden, tekrarlayıcı bir hastalık. Gelişmiş ülkelerde her 10 çocuktan 3’ünü etkiliyor. Hastalığa büyük şehirlerde yaşayanlarda daha sık rastlanıyor. Abartılı yanıt ve aşırı duyarlılık reaksiyonu geliştirmeye yönelik genetik yatkınlık olarak tanımlanan atopi; deri, burun, akciğerler, göz ve sindirim sisteminde farklı hastalıkların gelişimine neden oluyor.
 
Genetik yatkınlık gösteriyor
Hastalığın gelişimi için en kuvvetli risk faktörü, birinci derece akrabalarda atopik bir hastalığın varlığı. Erken çocukluk döneminde viral enfeksiyonlar geçirilmesi ve geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılması, riski artırıyor. Artan yaşla hastalığın şiddeti ve tekrarlama sıklığında azalma gözleniyor. İki yaş civarında olguların büyük kısmı kendiliğinden geriliyor. Ergenlik öncesinde kendiliğinden iyileşen olguların oranı yüzde 70’i buluyor. Erişkin dönemde devam ettiğinde deri kuruluğu ve el egzaması gibi hafif bir tabloyla kendini gösteriyor.
 
Bariyer fonksiyonu kaybı
AD, karmaşık bir dizi olayın bir araya gelmesiyle oluşuyor. Derinin üst tabakaları, alerjen ve tahriş edici maddelerle mikro-organizmaların deriye girişini engelleyen bariyer  görevi görüyor. ‘Filagrin’ adlı protein, bu bariyerin oluşmasında, derinin doğal nemlendirici faktörlerini de sentezleyerek önemli bir rol üstleniyor. AD hastalarında, ‘filagrin’ proteinini sentezleyen genlerde fonksiyon kaybettirici mutasyonlar sonucu deri kuruluğu ve bariyer fonksiyonu kaybı ortaya çıkıyor.
 
Derinin doğal bağışıklık sistemindeki çeşitli farklılıklar ve bariyer fonksiyonundaki bozulma nedeniyle hastalar çeşitli bakteri, virüs ve mantar türleriyle daha sık enfekte oluyor.
 
Bu belirtilere dikkat
AD, iki aylık dönemden itibaren yanaklar ve yüzün diğer bölgeleri, bacakların ön yüzü, dirseklerin dış tarafında kaşıntılı, kızarık, akıntılı veya kabuklanan yaralarla kendini gösteriyor. Anne sütüyle beslenen çocuklarda, emme sırasında yanakların sürtünmesi sonucu ağız çevresi ve yanaklarda, emeklemeye başlayanlarda bacakların ön tarafı ve dizlerde kızarık, sulantılı, kabuklanan alanlar meydana geliyor.
 
Gıda alerjisi gelişebiliyor
AD’li çocuklarda inek sütü, yumurta, yer fıstığı, buğday ve soyaya karşı gıda alerjilerine sık rastlanıyor. AD, gıdalar nedeniyle gelişmiyor, aksine gıda alerjileri, AD’nin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Gıda alerjisi varlığı için önemli ipuçları; gıda alımından hemen sonra yüzde, dudaklarda şişlik, solunum sıkıntısı, kurdeşen, karın ağrısı ve ishal gelişimi.
 
Kıyafetler özenli seçilmeli
Tedavide temel amaç, bariyer fonksiyonun düzeltilmesi, tetikleyici faktörlerden kaçınılarak alevlenmelerin önlenmesi ve atakların kontrol altına alınmasına yönelik. Tetikleyici faktörler arasında, düşük nem oranı, aşırı sıcak ve terleme, nemlendirici uygulanmadan tekrarlanan su teması, stres, deri enfeksiyonları, deterjanlar, çözücüler, sert ve kurutucu sabunlarla temas, parfüm içeren kişisel bakım ürünleri, sert-kaşındırıcı giysiler sayılabilir. AD’li çocuklar için pamuklu giysiler tercih edilmeli, ortam kuruysa soğuk hava buharı cihazı kullanılmalı, ortam ısısı terlemeye neden olmayacak şekilde ayarlanmalı.”

Sayfa Başına GitGeri Git
0 (0)








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.

EN ÇOK OKUNANLAR


esra ceyhan

2011 Esra Ceyhan - Yazılım Yeni Projeler